Pazartesi, 06 Şubat 2012
  • Anasayfa
  • Ahmet Kater
  • Aile'm
  • Portfolyo
  • Düğün Fotograf
  • Doğum Fotoğraf
  • Çiftlik Kurulum
  • Bağlantılar
  • İletişim
  • Ahmet Kater
  • Hedeflerim
  • Hayallerim
  • Yaptıklarım
  • Sosyal Yönlerim
  • Anasayfa
  • Benden
    • Blog
    • CV'm
    • Şiirlerim
    • Yazılarım
    • Geyiklerim
    • Sevdiğim Sözler
    • Aldığım Eğitimler

Hayallerim

Bir gün o yollara gideceğim

Bir kız arkadaşım var ve evlenmek gibi bir hayalimiz var. Eğer olur da evlenirsek onunla birlikte çok uzak yollara gideceğiz. İstanbul'dan başlayıp, karadeniz kıyısından doğuya, oradan İran, Afganistan ve Pakistan üzerinden Hindistana kadar gideceğiz. hem de neyle biliyor musunuz; BMW F650 bir motor ile. gelişmelerden haberiniz olacaktır mutlaka.

Sosyal Yönlerim

Tokat İli, Erbaa ilçesi ve üyesi olduğum Kuruçeşme Rotary Kulübünün 08/10/2010 tarihinde ortaklaşa gerçekleştirdiği ve koordinatörlüğünü benim yaptığım proje kapsamında;

 

Adidas Türkiye firmasının desteği ile 5.000 kişi (bir kamyon) için giysi gönderilmiştir.

 
  • Anasayfa
  • Ahmet Kater
  • Aile'm
  • Portfolyo
  • Düğün Fotograf
  • Doğum Fotoğraf
  • Çiftlik Kurulum
  • Bağlantılar
  • İletişim
  • Okula Başladım (Ders 1)
Bu sabah (10/01/2009) garip bir heyecanla uyandım yatağımdan. Saatimi sabah sekize kurmuştum fakat 07:49 gibi uyandım. Kişisel temizlik ve köpeğim gipsy ile biraz vakit geçirdikten sonra dışarı çıktım coşkuyla. Neden Heyecanım vardı biliyor musunuz? Bugün, yıllar sonratekrardan okullu oldum. Bahçeşehir Üniversitesi'nin açtığı dört aylık Siyaset Okulu programına katılıyorum. Okulda her hafta birbirinden değerli isimlerle tanışacağız ve siyaset anlaytışlarını ve tecrübelerini öğreneceğiz. Umarım benim için faydalı olacak bir eğitim olur. Bu eğitimi bizlere ayarlayan Sevgili Pelin Cimok'a, Sevgili Burak Küntay'a ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Ahmet Kater arrow Benden arrow Yazılarım
Yazılarım
Bazen yalnız kalmayı hissettiğiniz zamanlar olmuştur
Bazen yalnız kalmayı hissettiğiniz zamanlar olmuştur. Mutlaka kendi halinizde, dilediğiniz gibi takılmak istediğiniz, cep telefonunuz çaldığında açmak istemediğiniz, hayatı ve insanları sorguladığınız zamanlarınız olmuştur mutlaka. Kimi zaman bende bu durum olur ve gerçekten de hiçbir şey düşünmek istemem bu zamanlarımda. Kendimi, şehrin kıyamet kalabalıkları arasına atarım ve bakarım bu insan seli acaba nereye sürükleyecek diye, bırakıveririm kendimi. E tabi ki bu zamanlarımı ve de içerisinde bulunduğum an’ı  belgelemek ve ileriki zamanlarda bu anlarımı tekrar tekrar hatırlamak isterim. Çünkü insan değerlerini yalnız kaldığı zamanlarda şekillendiriyor ve bunu tekrar tekrar hatırlamak değerlerin oturmasında son derece etkili oluyor. Dedim ya bu zamanları belgelemek benim en hoşuma giden uğraşlardan bir tanesi. Yalnızlığımın ilacı fotoğraf. Fotoğraf, (kimileri buna resim de diyor) ve ben resim diye adlandıranlara sinir oluyorum. Bir şeyleri yanlış söylemek sinir bozucu. Resim, ressamlar tarafından yapılan bir el işçiliğidir. Fotoğraf ise ışığın kimyasallar üzerindeki dansıdır bana göre. Işık her şeyi gün yüzüne çıkaran varlık. Fotoğrafı da şekillendiriyor. O yoksa fotoğraf da yoktur. Fotoğraf yoksa yalnızlığım ne yapacak peki.? İşte böyle yalnızlık ve fotoğraf. Belki de sanatçı ruhlu insanların kaderidir yalnızlık. Beklide yalnız oldukları için sanatçı oluyorlardır bir çoğu? Belki de bütün insanlar sanatçı da farkında değiller. Gece yatağına girip yattığında ne durumdasın hiç düşündün mü? Yanında birisi yatsa bile yalnızsın. Her neyse ben ve yalnızlığım ve belgesi fotoğraf kareleri. Güzel bir duyguyu ölümsüzleştirmek. Galiba seviyorum yalnız olmayı, kendimi anlamayı ve bilmeyi. İnsan gerçekten kendini buluyor yalnız kaldığı zamanlarda…
 
Günaydın Vietnam (Good morning Vietnam)

Hepiniz eminim ki bu filmi ucundan kenarından da olsa bir kez seyretmişsinizdir. Günaydın Vietnam (Good morning Vietnam). Hani Adrian Cronauer adlı havacı çılgın DJ asker (Robin Williams).

Cronauer, ordu tarafından sabahın erken saatlerinde yayınlanan bir radyo şovu için onu yunanistan'dan vietnam'a getirir. Ve devamını bilirsiniz hepiniz. Hayata eğlence katan insanlar dışlanır hep, insanları mutlu edenler sevilmezler. Belki de çekememezlik kötülerin kanında var. 

Neyse, kendimi bu sıralar biraz havacı Cronauer (Robin Williams) gibi hissediyorum. 

 
Tükenmez Kalem
Belediye otobüsünde kalemin var mı birader diyor birtanesi dönüp bana. yok diyorum(aslında set cross'larım var, dürüst davranmıyorum, vermeye çekiniyorum. Benim için değerliler.) Kalem soranın yanındaki adamkalemi sorana, eskiden herkeskalem taşırdı diyot. Artık kimse nedense taşımıyor. Sizce de garip değil mi? Böyle büyük konuşanın kalem taşımaması.
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 10 - 12 Toplam: 12

Yazılarım

Eski İstanbul'da yarım gün. (bidebu.com Şubat-2007)
Günlerden Pazar, kalkış saatimiz 06:30, buluşma yerimiz Mecidiyeköy otobüs durakları, buluşma saatimiz 07:00. Bu günkü eski İstanbul planımız ise, birazdan okuyacaksınız.!!!
Devamını oku...
 
Advertisement
Sitedeki tüm içerik ve fikirlerin telif hakları Ahmet Kater'e aittir. İzinsiz Kullanılamaz. Tüm Hakları Saklıdır ©