Cuma, 30 Temmuz 2010
  • Anasayfa
  • Ahmet Kater
  • Aile'm
  • Portfolyo
  • Düğün Fotograf
  • Doğum Fotoğraf
  • Çiftlik Kurulum
  • Bağlantılar
  • İletişim
  • Ahmet Kater
  • Hedeflerim
  • Hayallerim
  • Yaptıklarım
  • Sosyal Yönlerim
  • Anasayfa
  • Benden
    • Blog
    • CV'm
    • Şiirlerim
    • Yazılarım
    • Geyiklerim
    • Sevdiğim Sözler
    • Aldığım Eğitimler

Hayallerim

Bir gün o yollara gideceğim

Bir kız arkadaşım var ve evlenmek gibi bir hayalimiz var. Eğer olur da evlenirsek onunla birlikte çok uzak yollara gideceğiz. İstanbul'dan başlayıp, karadeniz kıyısından doğuya, oradan İran, Afganistan ve Pakistan üzerinden Hindistana kadar gideceğiz. hem de neyle biliyor musunuz; BMW F650 bir motor ile. gelişmelerden haberiniz olacaktır mutlaka.

Sosyal Yönlerim

21 Eylül 2009 günü yıllardır keyifle okuduğum Sunay Akın kitaplarını okumam depreşti. Elimde olan kitaplarına daldım hemen, olmayanları da koştum aldım hemen. Kırdığımız oyuncaklar elimde şimdi. Çok keyifli kitap, içindeki çocuğu öldürmeyen her kişi için şart bir kitap.
 
  • Anasayfa
  • Ahmet Kater
  • Aile'm
  • Portfolyo
  • Düğün Fotograf
  • Doğum Fotoğraf
  • Çiftlik Kurulum
  • Bağlantılar
  • İletişim
  • Arnavutköy'de balık tutmak

Akşam saat altı ve ofisteyim. Kız arkadaşım mı geldi. Hadi olta takımlarımızı alıp Arnavutköy sahile inelim. Birkaç saat olta atalım, balık tutalım. Maksat yemek değil, iyot almak, boğazı seyretmek ve huzur. Hoş Jey'imle her ortam bana huzur veriyor, o da ayrı bir konu. Yakalanan balıklar da kızartma. Afiyet olsun bize. Ne demiş ünlü bir düşünür, "İhtiyacı olana balık yemeyi değil, balık tutmayı öğret" biz o yoldan gidiyoruz. Balık tutmayı öğreniyoruz, bunu keyifle yaşıyoruz. Olur da bir gün zorda kalırsak balık tutmayı biliyoruz.

Balık da tutuyorum

Ahmet Kater arrow Benden arrow Şiirlerim
Şiirlerim
Yeni Yıl da Neymiş Canım
Yılbaşı dedikleri gece,
İş icabı çıkmışız sokaklara,
Herkes her yerde ve bilinçsiz,
Serseri mayın halt etmiş yanlarında,
Sonra çığlıklar her yerden,
Dört, üç, iki, biiir,
Ne oldu yani şimdi.
Şehrin kirli gökyüzünde,
Hiç de belirgin olmayan havai fişekler patlıyor,
Kirliliğe aldırmadan.
İnsanlar sarhoş,
İnsanlar meyhoş,
Kimisi hoş,
Kimisi de bomboş,
Her neyse,
Dört, üç, iki, biiir,
Girdik işte yeni bir yıla
Ne oldu yani şimdi...

02/01/2002
 
Trafik Işıkları Hep Bana Yeşil Yanıyordu Bugün
Sabahın altısı,hava karanlık,ortam ıssız,
Şehrin normal zamanlarda en işlek caddesi,
Halaskardayım.

İş yerime gidiyorum,
Yüreğim uykuda gözüm açık ve belki de yalnızım.

Birden fark ediyorum.
Caddedeki bütün ışıklar yeşildi ve hepsi bana yanıyordu.  

Bu gün şanslı bir gün olacak diyorum kendi kendime.
Çünkü; caddedeki bütün ışıklar yeşildi ve hepsi bana yanıyordu.

Yalnızdım o an ve ışıklar yanıyordu ve kafama Sam’in bombaları düşmüyordu.

Şanslıydım ama bir o kadar da üzgündüm.
Allah seninle olsun Afganistan.

20/01/2002
 
Şehir Kirli

Geceydi, sabaha çığlıkla yaklaşan,,

Ve sabah, her zamanki gibi gülmeyi ve güldürmeyi denedi,

Güneşle insanların yüzünü,

Ama şehir olanca kirliliğiyle müsaade etmiyordu,

Güneşin doğuşuna,

Olsun yine de ben eminim güneşin varlığından...

02/01/2002
 
Sentetik Hayatlar
Sentetik hayatlarımız oldu
Bu güne kadar,
Bundan sonra da böyle sürecek,
Be güzelim

Ekmek gibi,
Yemek gibi,
Aşk gibi,
İlaç gibi,

Sen gibi diyemiyorum.

Ben de dahil,
Her şey sentetik olsa da
Hayatta...
Sen doğalsın....

Ve her şey bir kenara
Senin doğallığını seviyorum.

Sentetik hayatlar yaşasak da hepimiz,
Birazcık doğallığını esirgeme benden...

22/02/2002
 
Sen Olmuşum
Aylardır,
seni düşünmekten,
seni yaşamaktan,
sen olmuşum artık.

Gülümsemen olmuşum,
Neşen olmuşum,
Boşver’in olmuşum,
Güzel gözlerin, tatlı dudakların olmuşum.

Yani anlayacağın,
Uzun zamandır.
Sen olmuşum.

14/02/2002
 
Ne Gariptir Şu Yanlızlık!!!
YALNIZIM,
GECENİN KARANLIĞINDA,
SOKAĞA BAKAN BİR PENCERE KENARINDA,
KANEPENİN ÜZERİNDE,
FON’DA SANTANA,
NE GARİPTİR ŞU YALNIZLIK.

GEÇMİŞ,GELECEK VE ŞİMDİ.
HEPSİ İÇ İÇE SANKİ,
VE UÇUŞUYORLAR HAVADA,
DIŞARIDA İNSANLAR,
GÜLENLER, ÜZÜLENLER, SARHOŞLAR,
CAMDAN CAMA KONUŞANLAR.
“NE KONUŞURLARSA GECENİN BU VAKTİ.”
BELKİ DE BENİM HİÇ YAPAMADIĞIM ŞEYLERİ.
NE GARİPTİR ŞU YANLIZLIK.

HERŞEYLE İÇ İÇE FAKAT DIŞLANMIŞ GİBİ SANKİ,
GEÇMİŞ, GELECEK, VE ŞİMDİ,
BOĞUŞUYORUM ONLARLA.
VE BİRDEN BİR IŞIK YÜKSELİYOR,
MAVİ VE YILDIZLI GECEYE.
İŞTE BU BEN’İM DİYORUM,BU BOĞUŞMACANIN ORTASINDA.
İŞTE BU BENİM GELECEĞİM DİYE HAYKIRMAK GELİYOR İÇİMDEN,
AMA SUSUYORUM.BİLMEDEN.
OLSUN, GÖĞE YÜKSELEN IŞIK BENİM GELECEĞİM.
BEN BUNU BİLİYORUM VE BU BANA YETER.

18/06/2001
 
MİNERVA II
Yüzen oteldekileri seyrediyordum,
İstanbul boğazında,
Onlar da beni seyrediyordu,
Besbelli.

Ben orada olmayı hayal ediyordum,
Sanırım onlar da burada olmayı!!!
Hayal ediyorlardı, Besbelli,
Görmesem de yüzlerindeki ifadeyi,
Öyle derlerdi kesinlikle.
Açıkta bu şehri seyredince,

Suyun üzerinde kaydı gitti,
Boğazdan Marmara’ya,
Minerva II adlı,
Yüzen Otel…

04/06/2004 Dolmabahçe Parkı Deniz kenarında
 
Güneş
güneş her zamanki gibi doğudan doğuyordu.
ve ben yine yalnızdım.
tıpkı güneş gibi,
çünkü o ortaya çıktığında,
ay ve yıldızlar kaçıyordu ondan
ve o
çoğunlukla yalnızdı hayatında.
tıpkı benim gibi.
hiçbir zaman şikayet etmedi bundan,
ayla bazı günler akşamüzeri yaptıkları kısacıkta olsa hoş muhabbetler aklına geliyordu
ve bu ona yetiyordu.
birgün aklına kaderi geldi,
hep böyle mi yaşayacaktı.
kime yanaşsa yakıp kavuruyordu.
belki de ay ve yıldızlar ondan bu yüzden uzaktılar.
sohbet edemese de,
sıkılsada
aklına hep olumlu şeyler getiriyordu.
mesela hergün sabahın erken saatlerinde
okula giden çocukları ısıttığı ve onlara aydınlık verdiği aklına geldi.
çocuklar o olduğu zaman çok neşeli ve heyecanlı olurlardı.
güneş yalnızlığına rağmen mutluydu.
çünkü insanların ve doğada yaşayan bütün canlıların ona ihtiyacı vardı
ve o bunu biliyordu.
aya ve yıldızlara küsse
biliyorduki insanlar ve hayvanlar zor durumda kalacaktı.
onu yaratan allahına bir kez daha şükürler etti.
ona teşekkür etti.
güneşin hikayesiydi bu içimden kopup gelen,
aslında güneş işin süsü kendimdim basbayağı
ben kendimi anlatıyordum hikayemde
ve niye kendimi kandırıyordum anlamıyorum.
ne derdim vardı ki böyle yaptım.
belkide sanatsal bir kaygı,
bir tasfir olayıydı,
belki de güneşin reytingi iyiydi ve ben bundan faydalanıyordum.
ya
artık ne dersen de
burada anlattığım tasfir benim
yani kendimim.

2001
 
Devamı...
  • Dolmabahçe Sarayının Yanı
  • Buna hayat denirse...
  • Berlin Duvarı
  • Balerin
  • Bahar Geldi...
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 13 Toplam: 16

Yazılarım

Eski İstanbul'da yarım gün. (bidebu.com Şubat-2007)
Günlerden Pazar, kalkış saatimiz 06:30, buluşma yerimiz Mecidiyeköy otobüs durakları, buluşma saatimiz 07:00. Bu günkü eski İstanbul planımız ise, birazdan okuyacaksınız.!!!
Devamını oku...
 
Advertisement
Sitedeki tüm içerik ve fikirlerin telif hakları Ahmet Kater'e aittir. İzinsiz Kullanılamaz. Tüm Hakları Saklıdır ©