Perşembe, 09 Eylül 2010
  • Anasayfa
  • Ahmet Kater
  • Aile'm
  • Portfolyo
  • Düğün Fotograf
  • Doğum Fotoğraf
  • Çiftlik Kurulum
  • Bağlantılar
  • İletişim
  • Ahmet Kater
  • Hedeflerim
  • Hayallerim
  • Yaptıklarım
  • Sosyal Yönlerim
  • Anasayfa
  • Benden
    • Blog
    • CV'm
    • Şiirlerim
    • Yazılarım
    • Geyiklerim
    • Sevdiğim Sözler
    • Aldığım Eğitimler

Hayallerim

Bir gün o yollara gideceğim

Bir kız arkadaşım var ve evlenmek gibi bir hayalimiz var. Eğer olur da evlenirsek onunla birlikte çok uzak yollara gideceğiz. İstanbul'dan başlayıp, karadeniz kıyısından doğuya, oradan İran, Afganistan ve Pakistan üzerinden Hindistana kadar gideceğiz. hem de neyle biliyor musunuz; BMW F650 bir motor ile. gelişmelerden haberiniz olacaktır mutlaka.

Sosyal Yönlerim

21 Eylül 2009 günü yıllardır keyifle okuduğum Sunay Akın kitaplarını okumam depreşti. Elimde olan kitaplarına daldım hemen, olmayanları da koştum aldım hemen. Kırdığımız oyuncaklar elimde şimdi. Çok keyifli kitap, içindeki çocuğu öldürmeyen her kişi için şart bir kitap.
 
  • Anasayfa
  • Ahmet Kater
  • Aile'm
  • Portfolyo
  • Düğün Fotograf
  • Doğum Fotoğraf
  • Çiftlik Kurulum
  • Bağlantılar
  • İletişim
  • Chantel diye bir müzik grubu

Bu aralar ofisimde durmadan Chantel grubunun Disco Partizane adlı albümünü dinliyorum, farklı ve türk tınıları bulunan bir albüm. içimi kıpır kıpır yapıyor. Enerjiye ihtiyacı olanlara tavsiye ederim.

Ahmet Kater arrow Benden arrow Yazılarım arrow Manita
Manita
Bir akşam üzeri İstiklal Caddesinde Ara Kafe’de her zamanki gibi orta şeker türk kahvemi içtikten sonra, Galatasaray’dan Taksim’e doğru yürüyordum. Keyfime diyecek yoktu. Kahvemi içmiştim ve en sevdiğim muhitteki gürültülerin içerisinden bir kez daha geçiyordum. Bu caddedeki karmaşayı her zaman sevmişimdir. Canlılık beni oraya bağlıyor. Hayat hep öyle olmalı, orası gibi olmalı, cıvıl cıvıl olmalı. Bilirsiniz her zaman kıyamet bir kalabalığı vardır, İstiklal Caddesinin ve etrafınızdan yüzlerce, binlerce insan geçer. Her geçen birileri ile bişeyler konuşurlar, sohbet ederler, dedikodu yaparlar, devlet kurtarırlar ve bir de “Kendime öyle bir manita yapıcam ki!!!!” diyenler vardır.

Bu laf da nerden çıktı demeyin. Yürürken yanımdan geçen iki delikanlıdan birisi diğerine söylüyordu bu lafı. Kafama takılan bu cümleye oturup bişeyler yazmam şart idi.
Acaba ne demek istemişti, bu cümlesi ile arkadaşına. Dilerseniz bu kaba cümleyi biraz açalım.
Manita: Argo’da “Bir kişinin takılıp, gönül eğlendireceği fakat ciddi bişeyleri hiçbir zaman düşünmediği kişi” olarak tarif ediliyor. Neydi acaba kafasındaki manita imgesi? Kriterleri neydi? Uzun saçlı mı, kısa saçlı mı? Sarışın mı, esmer mi? Uzun boylu mu yoksa kısa boylu mu? Düşündüğünüzde birçok fiziksel kriteri var. Belki yüzlerce fiziksel kriter sayılabilir. Acaba hangileriydi bu değerler? Kendine uygun olanlar mıydı? Yoksa toplum nezdinde kabul görenler miydi? Kanaatimce, bu arkadaşın kastettiği toplumun kıskanacağı, bakmaya bile doyamayacağı birisi olmalıydı. Yoksa bir insan kendisi için isteyeceği birisini dışarıya böyle bir şekilde pazarlamak ister mi? (pazarlamak lafını sakın yanlış anlamayın!) Sanırım buradan aşklarımızın ve sevgilerimizin ne kadar yüzeyselleştiğini açık olarak görebiliyoruz. Yanımızda sadece Barbie ve Action Man formatında insanlar taşımayı seçiyoruz. İnsanın diğer güzelliklerinin hiçbir önemi yok mu? Nerede iyilik, sadakat, hoşgörü, yardım.

Böyle birşey kesinlikle kabul edilemez. Yaşadığımız şu zamanda, gerçek aşkı ve sevgiyi arayıp bulmak sanırım daha önemli, fakat ne yazık ki bunun için de uğraşacak ve ayıracak zamanımız yok, ya da popüler kültürümüz böyle istiyor. Anlayacağınız her yerde ve her şeyde olduğu gibi aşk ve sevgide de yozlaşıyoruz. O delikanlının söylediği bir cümlenin altından neler çıkar daha, bir düşünün!!!

Diyelim ki bu cümleyi söyleyen arkadaşımız, kastettiği o manitayı buldu. Kafasındaki fikir ne? Onunla öylesine vakit geçirip, istedikleri karşılanınca, hadi bana eyvallah deyip, dönüp gidecek. Sanırım söylenen bu cümleden başka bir sonuş çıkmaz. Yine bir süre kendi çevresinde büyük sansasyonlar yapar. “Gördünüz mü? Bizim X bir manita yapmış kendine, olmaz böyle bir şey....” ya da “ X, hayrola olum, bakıyorum sonunda kendine bir manita yapmışsın?....” felan formatında bir yığın laf kalabalığı. Nereye kadar, gerçek aşk ve sevgi bunun neresinde?

Tanıdığım kadarıyla çevremdeki hiçbir bayan böyle bir kelime ile anılmayı kabul etmez. “MANİTA” ne laf ama. Ve dışarıdaki diğer bayanlar da bunu kabul etmezler sanırım. Çünkü kadınlar, birisi ile birlikte olduklarında ona gerçekten değer verirler, saygı ve sevgi duyarlar. Genelde böyledir. Bir ilişkide kendisine böyle denildiğini duyan bir bayan da o ilişkiyi fazla sürdürmez herhalde.

Tamam, tamam!!!

Erkekler şimdi kılıçlarını çektiler ve üzerime doğru yürümeye başladılar. Eyvallah ben de bir erkeğim, fakat ben de şahsen kendimin bir malzemem olarak kullanılmasını kesinlikle kabul edemem. Hiçbir erkek de kabul etmez. Fakat ilişkilerde genelde partnere manita gözü ile de çoğunlukla biz erkekler bakarız. Bu da bir gerçek. İstiklalde yanımdan geçen genç gibi.

Kendimce hiçbir netice çıkaramadım bu düşündüklerimden, fakat şunu açıklıkla söylemeliyim ki;
Bir ilişki,
-özeldir
-anlayış ister
-doğruluk ve dürüstlük ister
-sorumluluk ister
-ciddiyet ister
-samimilik ister ve nereye kadar gideceğini de taraflar yaşadıklarının muhasebesini yaparak karar verirler.

Herhalde kimse böyle yüzeysel bir ilişkiyi yaşamak istemez. Normal olan her insan, bir ilişki başladığında yukarıdaki değerlere sahip çıkar. Ve sahip olduğu ilişkiyi popüler bir malzeme olarak da kullanmaz. Birliktelik CV’de sayılacak bir özellik değildir. Birliktelik, sende ve onda kalmalıdır. Özel olmalıdır, sıradan olmamalıdır. Özel’liği ve gizi ile herkesi imrendirmelidir.

“Haydi şimdi, gerçek Sevgiyi ve Sevgili’yi bulmaya.”

Ahmet KATER
04/01/2004
 
< Önceki   Sonraki >

Yazılarım

Eski İstanbul'da yarım gün. (bidebu.com Şubat-2007)
Günlerden Pazar, kalkış saatimiz 06:30, buluşma yerimiz Mecidiyeköy otobüs durakları, buluşma saatimiz 07:00. Bu günkü eski İstanbul planımız ise, birazdan okuyacaksınız.!!!
Devamını oku...
 
Advertisement
Sitedeki tüm içerik ve fikirlerin telif hakları Ahmet Kater'e aittir. İzinsiz Kullanılamaz. Tüm Hakları Saklıdır ©