Pazartesi, 06 Şubat 2012
  • Anasayfa
  • Ahmet Kater
  • Aile'm
  • Portfolyo
  • Düğün Fotograf
  • Doğum Fotoğraf
  • Çiftlik Kurulum
  • Bağlantılar
  • İletişim
  • Ahmet Kater
  • Hedeflerim
  • Hayallerim
  • Yaptıklarım
  • Sosyal Yönlerim
  • Anasayfa
  • Benden
    • Blog
    • CV'm
    • Şiirlerim
    • Yazılarım
    • Geyiklerim
    • Sevdiğim Sözler
    • Aldığım Eğitimler

Hayallerim

Bir gün o yollara gideceğim

Bir kız arkadaşım var ve evlenmek gibi bir hayalimiz var. Eğer olur da evlenirsek onunla birlikte çok uzak yollara gideceğiz. İstanbul'dan başlayıp, karadeniz kıyısından doğuya, oradan İran, Afganistan ve Pakistan üzerinden Hindistana kadar gideceğiz. hem de neyle biliyor musunuz; BMW F650 bir motor ile. gelişmelerden haberiniz olacaktır mutlaka.

Sosyal Yönlerim

Tokat İli, Erbaa ilçesi ve üyesi olduğum Kuruçeşme Rotary Kulübünün 08/10/2010 tarihinde ortaklaşa gerçekleştirdiği ve koordinatörlüğünü benim yaptığım proje kapsamında;

 

Adidas Türkiye firmasının desteği ile 5.000 kişi (bir kamyon) için giysi gönderilmiştir.

 
  • Anasayfa
  • Ahmet Kater
  • Aile'm
  • Portfolyo
  • Düğün Fotograf
  • Doğum Fotoğraf
  • Çiftlik Kurulum
  • Bağlantılar
  • İletişim
  • Bahçeşehir Üniversitesi 7. Siyaset Okulu Hocalarımız

1. HAFTA
Rauf Denktaş (Kıbrıs Eski Cumhurbaşkanı)

Dr. Onur Öymen (CHP Milletvekili)

Mehmet Şandır (MHP Milletvekili)

Köksal Toptan (AKP Milletvekili)

Prof. Dr. Süheyl Batum (CHP YK)

2. HAFTA

Prof. Dr. Sadık Rıdvan Karluk

Dr. Mehmet Hilmi Güler (AKP Milletvekili)

Yıldırım Tuğrul Türkeş  (MHP Milletvekili)

Atilla Kart  (CHP Milletvekili)

Dr. Hüsnü Mahalli

3. HAFTA

Yalçın Topçu (BBP Genel Başkanı)

Ertuğrul Yalçınbayır (Başbakan Yardımcısı, Bakan)

Serdar Denktaş (KKTC Milletvekili)

Çetin Soysal  (CHP Milletvekili)

Hüseyin Erkan (İMKB Başkanı)

4. HAFTA

Prof. Dr. Nilüfer Narlı

Akif Hamzaçebi (CHP Milletvekili)

Ali Kırca (Show Haber Daire Başkanı)

Prof. Dr. Tunca Toskay   (MHP Milletvekili)

Osman Pamukoğlu (Hak ve Eşitlik Partisi)

 

6. HAFTA

Nazlı Ilıcak (Gazeteci - Yazar)

Mansur Yavaş (MHP MKYK Üyesi)

Nüzhet Kandemir (Emekli Büyükelçi)

Doç Dr. Nuray Mert (Gazeteci - Yazar)

Yrd. Doç. Dr. Mahmut Deniz Tansi (Yeditepe Üniversitesi Öğrt. Gör.)

Doç. Dr. Ali Resul Usul (Bajçeşehit Üniversitesi SBUİB Öğrt. Gör.)

Dr. Bahadır Kaleağası (Tüsiad AB Temsilcisi)

Dr. Edip Başer (Emekli Orgeneral)

 

7. HAFTA

Prof Dr. Serdar Pirtini

Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba (Urfa Belediye Başkanı)

Benjamin Katcher (New America Foundation)

Dr. Burak Küntay (Amerikan Araştırmaları Merkezi Başkanı)

Dr. Magali Boumaza

Malgorzata Szczepanska

Selma Bardakçı

Tayyibe Gülek (DSP Milletvekili)

 

8. HAFTA

Masum Türker (DSP Genel Başkanı)

Hasan Murat Mercan (AKP Milletvekili)

Murat Bilhan (Emekli Büyükelçi)

Nilüfer Bulut (Türkiye İş Kadınları Derneği)

Hasan Kanbolat (Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı)

 

9. HAFTA

Garo Mafyan (Musiki Eserleri Sahipleri Grubu Meslek Birliği Başkanı)

Ceyhun Yağlıcıoğlu (Net Holding CEO)

Suat Kılıç (AKP Milletvekili - Grup Başkan Vekili)

Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı (Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı)

Prof. Dr. Osman Altuğ (Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü Başkanı)

 

10. HAFTA

Celal ADAN (MHP MKYK Üyesi)

Muarrem Karslı (T.C. Ziraat Bankası Yönetim Kurulu Başkanı)

Doç. Dr. MErt Bilgin (Bahçeşehir Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi)

Cem Toker (Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı)

Ümit Zileli (Cumhuriyet Gazetesi Köşe Yazarı)

 

11. HAFTA

 Prof. Dr. Mesut Hakkı Casın (Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi)

Necla Zarakol (Zarakol İletişim)

Haluk Özdalga (AKP Milletvekili)

Tevfik Altınok (Hazine Müsteşarı)

Sami Kohen (Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı)

 

12. HAFTA

2023, Türkiye'nin 100. Yıl Vizyonu

Açılış Konuşmaları

Dr. Çetin Gümüşoğlu (Türkiyem Vakfı Proje Genel Koordinatörü)

Prof. Dr. Yılmaz Esmer (Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü)

Enver Yücel (Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı)

Köksal Toptan (Türkiyem Vakfı Yöneyim Kurulu Başkanı)

Ali Babacan (Devlet Bakanı, Başbakan Yardımcısı)

Ekonomi ve Doş Politika Paneli

Moderatör: Dr. Burak Küntay

Ahmet Rıfat Ökçün (Büyükelçi)

Can Akın Çağlar (Ziraat Bankası Genel Müdürü)

Nüzhet Kandemir (Emekli Büyükelçi)

Dr. Zeynel Abidin Erdem (Erdem Holding Yönetim Kurulu Başkanı)

Sürdürülebilir Kalkınma Politikaları Paneli

Moderatör:  Dr. Çetin Gümüşoğlu (Türkiyem Vakfı Proje Genel Koordinatörü)

Ceyhun Yağlıcıoğlu (Net Holding Genel Koordinatörü)

Kemal Madenoğlu (Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı)

Rifat Hisarcıklıoğlu (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı)

Yavuz Canevi (Merkez Başkanı Eski Başkanı, TEB Yönetim Kurulu Başkanı)


Sürdürülebilir Demokrasi Paneli

Moderatör: Yrd. Doç. Dr. Ebru Canan Sokullu (Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi)

Prof. Dr. Hikmet Sami Türk (Adalet Eski Bakanı)

Prof. Dr. Mustafa Erdoğan (İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi)

Prof. Dr. Nilüfer Narlı  (Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi)

Prof. Dr. Ömer Faruk Gençkaya (Marmara Üniversitesi Öğretim Görevlisi)

 

14. HAFTA

Prof. Dr. Hasan Şimşek (Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yardımcısı)

Prof. Dr. Meral Sağır Öztoprak (Yeditepe Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı)

Prof. Dr. Necdet Tekin (Milli Eğitim Eski Bakanı, Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi)

Yrd. Doç. Dr. Cengiz Aktar (Bahçeşehir Üniversitesi Avrupa Birliği İlişkileri Bölüm Başkanı)

Mahmut Övür (Sabah Gazetesi Köşe Yazarı)

 

Ahmet Kater arrow Benden arrow Sevgililer Günü...
Sevgililer Günü...
Yakın gelecekte yaşayacağımız bir günü sizlerle paylaşmak istiyorum bu defa, olaya çok ciddi bir giriş oldu ve bu bizim konseptimize (bu da ne demekse) hiç de uygun değil kanaatimce, çünkü bizim olayımız geyik ve ruhuna aykırı bir durum.bu yazıyı okumak için biraz sabır isteyeceğim sizlerden, sonunu getiren ya çıldıracak hastaneye kaldırılacak ya da keyiften 4 köşe olmuş, dingin bir kafa ile güne başlayacak. Allah size sabır versin.

Saint Valentine Day (Aziz Valentin Günü), ansiklopedilerde Saint-benua köpeği hakkında bigi var ama bu zat hakkında bir bilgi bulamadım. Daha kim olduğunu bile bilmediğimiz birisini kendi aşklarımıza neden ad olarak seçeriz ki! Hem beklide rahmetlinin kemikleri sızlıyordur, o gün her yerlerde isminin yazılmasından ve bazı şeylere isminin alet edilmesinden.illa da neden o gün. Aşkımızın illaki bir günü mü olmalı, yada o günün diğer günlerden farkı ne? Sevgilimize (eğer var ise), o gün onu daha da çok sevdiğimizi söylemek ne kadar gerçekçi. Bu gün seni daha bir özel seviyorum???? Resmen bir kompliman. Yalancılığın daniskası, kapitalist düzenin bir dayatması ( bu da ayrı bir açılım konusu, ona sonra geliriz), o gün için bir sevgilin olmalı ve ona sadece o güne özel hediyeler almalısın (kalpli kadife kutularda bir yığın zırva) ve onu mutlu ederken bize de para kazandırmalısın. Ne kadar gereksiz. Ulan bir sevgilim olsa (sakın buradan yok diye bir anlam çıkarmayın, Oytun ve Ece sizler de alınmayın sakın), onu sadece bu gün değil her gün severim be, siz istediniz diye onu o gün hatırlamam sadece. Hem ne kadar sığ bir düşünce, bırakın başka günler sevmeyi en çok o gün sevin.

Bir de arkadaşlar arasında bunun dalgası olur tabi ki en çok. Hiç çekilmez, Vay yine kendine hediyeler aldığın bir gündesin haa yada hediye alacak kimse bulamadın mı yine. Bulamadım ulan size inat, belki de cimri herifin tekiyim ve bu sebeple de sırf o gün için bir arkadaşım olsun istemiyorum. Olum ben akıllı adamım kızı 13 ünde özellikle terk ettim ki masraf olmasın diye nasıl olsa 15 inde birini bulurum ben ve bu seneyi de masrafsız atlatırım.

 

Ayrıca o günü ganimet günü olarak görenler de çıkar bazen, hani cimri mantığı ile düşünenler veya gerçekten boş olanlar o güne gelmeden önce birbirlerini ararlar belki o günümü dolduracak birini bulurum hesabı. Ya ne işler dönüyor bir gün için ya, ne entrikalar. Ayrıca sevgilisi olanlar da rahat değillerdir o gün için, gidersin özene bezene, on saatini ayırır hediye felan seçersin, çiçek fiyatlarının %1500 arttığı bir ortamda bir demet renklerine çeşitli anlamlar yüklenmiş güllerden alırsın ( ona da geliriz bir gün), başka çiçek almak abes sayılır, gülün tanesine 10 ytl felan, eski para ile 10 milyon lira (bir geyik daha), biz eskiden o paraya ev alıyorduk evladım. O zaman elimde vardı, gidip arnavutköyden bir yer almadım da ona yanarım geyikleri. O gün çiçeğe bayılırsın yeni yada eski paracıkları, en kralından çikolata felan alırsın, yani içinden gelir, hesap kitaba girmez sırf birinin mutlu olmasından dolayı mutluluk yaşamak istersin ve aldığın cevap seni yıkıverir, kül eder duman eder, bütün keyfinin içine ediliverir. İstediğin kadar vidanjör ( bu aleti bilmeyenler için söyliyim, kanalizasyonları temizleyen alet) çağır kar etmez, bir kere kokusu çıkmıştır ve edilmiştir artık. İyi de ben bunları hak etmiyorum deyiverir yada daha basit şeyler aldığını varsayalım, bana bunları mı layık gördün deyiverir. İşte o an anlarsın ki senin aradığın aşk bu değildir, doğal, gerçek, beklentisiz ve karşılıksız aşk değildir bu, zaten çoğu evlilik te bunları göremediğimiz için sonradan çatırdamaz mı?. Eğer Valentine bu günlerde yaşanan bu sahneleri görme fırsatı bulsaydı eminim ki kahrolurdu. Ulan insanoğluna bak beee, Nazım Hikmetin dediği gibi  Sevmek ne yana düşer usta, hayat ne yana??

Tarifi olmayan bir hastalığın bütün insanoğlu tarafından kutlandığı bir gündür aslında sevgililer günü. Dünya kadın hakları günü, kalp günü, ensefalitler günü, lösemililer günü v.s. avunmaya bir malzemedir belki de, aradığımızı bulamamanın verdiği boşluğu bir günlüğüne de olsa doldurma çabası ama nafile, içine edilmiştir çoktan.

Şimdi diyeceksiniz ki sen kılını kıpırdatmadın mı diye, evet kıpırdattım hatta sonra o kılı cımbız ile çekiverdim, birisi beni gördü ve teknolojinin geliştiğinden felan bahsetti. Epilasyon aleti diye bir icat çıkmış, daha kolay ve acısız alıyormuş. ve sanırım ben daha erken kutladım, aslında kutlamadım da postaya verdim birkaç gün sonra gidenlerin kokusu gelir, kuzey rüzgarları ile Petersburg dan. Çünkü buradan Rusya ya paket 14 günde felan gidiyor. Ama her günümü de onu düşünerek ve ona vakit ayırarak geçiriyorum, tıpkı sizlere ayırdığım gibi, beni mutlu eden bu, insan sevdiklerine vakit ayırdığı kadar mutlu olur.

O gün tv kanalları da günün anlam ve önemini belirtir, büyük aşk hikayelerinden bahsederler, Bill Clinton ve Monica aşkı gibi, Kamer Genç ve botanikçisi, Tülin ile Caner (bunlarınkisi tam bir keşmekeş), Kerem ile Aslı gibi (ne büyük aşktı onlarınki be, hey gidi eski aşklar hey, nerde o eski aşklar, çöllerde gezmeler, duvara tırmanmalar). Ayrıca Hollwood yapımı bir sürü film bombardımanına tutuluruz o gün kanallar tarafından. Pretty Woman, New York ta sonbahar, Casablanca v.s sizin de aklınıza geliverir hemen birkaç film. Bilirsiniz işte (you know, amerikan filmlerinin en çok kullanılan repliklerinden biridir bu da) sanırım biraz ciddi bir yaklaşım oldu bu konu ama yine sanırım ki başlangıçtan gelen bir şey bu. Ciddi bir olay tabi ki 14 şubat, şakaya gelir bir tarafı yok, maazallah çarpılıveririz bu kadar uğraştık diye, aziz efendi ile. Boru değil, karşımızda bir aziz var ve yanlış yapmaya gelmez.


Daraldım doğrusu, bir de neden kışın ortasında olur ki sevgililer günü, daha sıcak, renkli bir mevsimde olması daha güzel olmaz mıydı? Düşünüyorum da o zaman insanlar dağlarda, çimlerde olurdu ve kimsecikler alış-veriş merkezlerine gitmezdi ve tüketmezdi. Şimdi ise kışın karın ortasında hangi parka, deniz kıyısına gidip oturabilirsin ki, romantizm adına. Maazallah donarız ve haberlere konu oluruz. Bu gün iki sevgili donmuş olarak bulundu. Akşam da babamız eve gelince hesabımızı kapatır. Bu gün nerdeydin kızım, okuldaydım baba, yaa tabi ben de aya gitmiştim. Haberlerde çıkan da senin dublöründü sanırım, Ortaköy sahilinde o herifle oturan. İşte bu an olay bitmiştir. Hakkımızda ferman yazılmıştır çoktan, tiz kellesi vurula.

 

O gün sevgiliden gelen hediyelerle havalar atılır çevre arkadaşlara, nispet yapılır. Bakın Tanberk (uydurmacanın kralı) bana neler almış, diğer bir arkadaş ay Nevil sana imreniyorum doğrusu, ne yapıyorsun bu herife. Ne olsun, burnuna bir halka takmış gezdiriyorum edasında bir yüz ifadesi belirir suratında (herifte bunu hak ediyordur kesin). Aynı ortamda sevgilisi olmayan ve kendine çiçek ve hediye gönderen tipler vardır bir de. Onları anlamak daha bir güç ve gereksizdir. Silik tiplerdir ve diğerlerinin yanında prestij kapmak adına psikolojisine  acı çektirirler. Ulan o salaklığı yapacağına git sinemaya yada piyasa bir yere otur avcılık yap. Bakarsın gerçekten Kancayı (kanca dedim de aklıma birisi geldi) takacak birini bulursun. Offf off, öldürecek bu insanoğlu beni yaaa, nereden bulurlar böyle şeyleri. Arkadaşlar isimler uydurmaca özellikle sonra birisi çıkıp ta itham etmesin hesabı. Hani birileri bir şey yazar ve birileri de hemen ondan huy kaparlar yaa. Bir de üçünü beşini bir arada idare eden erkek ve kızlar vardır, yedekte bulusun hesabı stepnede (yedek teker manasında kullanılmıştır). Belki birisi patlarsa değişecek yedeği olsun, yolda kalmayalım hesabı, sonra maazallah bolu dağlarında bu karda kışta donar kalırız. Onlar nasıl idarecidir hala çözebilmiş değilimdir. Var benim tanıdığım birkaç kişi, elinde üçünü dördünü idare eden tipler. Sevgililer gününde çok merak ediyorum, günü nasıl kurtardığını, ne taklalar attığını ve ne kadar ülke ekonomisine katma değer sağladığını. Ama ülkemize öyle tipler lazım, o tarz idareciler şart ve ekonomi için vazgeçilmez değerlerdir. Kolay değildir eminim ki çoklu bir gurubu idare etmek. Bilenleriniz varsa bu duyguyu bizlerle paylaşabilir mi? Gerçekten çok merak ediyorum. Ama sanırım aramızda birini bile mumla aryanlar olduğunu düşünürsek, bu soru çok saçma oldu. Tolgacım sakın alınma tamam mı? Zaten alınmayacağını biliyorum da ben yine de nezaketi elden bırakmayayım. Bir de bu laf vardır. Nezaketi elden bırakmayayım. Bırakınca ne olur abi, yer çekimi varsa otomatik olarak yere düşer ve kırılır mı? Ya yer çekimsiz yada gök itimli bir ortamda ise o zaman düşünmek istemem ne olacağını. Bir de benim nezaket teyze diye bir tanıdığım var onun elimizde ne işi var, kadın kendi halinde evinde oturmuş örgüsünü örüyordu, ne günahı var da kaldırdık buralara kadar sürükledik. Bu geyik var ya en olmazı birden oluverir yapıyor. Değil mi Jean Reno kardeş, ismine bir geyik ile kavuştuğunu unutma ha. Ama o gün ne geyikti kardeşim, saçmalıklar havalarda birbirlerine yalakalıkar yapıyordu ve içlerinden Jean Reno gibi manalı bir isim çıkıverdi. Ama önce Jean D’ark tı ama cinsiyet meselesi yüzünden kabul edememiştin. Ulan şimdi düşünüyorum da Alena benle yaşıyor olsaydı ve bu yazdıklarımı yazarken yanımda olsaydı, ona bunca şeyi nasıl anlatırdım, hiç düşünmek bile istemiyorum. Dünyada yaşadığım cehennem olurdu. Aaaa, ık mık, şey, amaaaannn bunu da anlamayıver der miydim acaba. Cümleye bakar mısınız, bunu da anlamayıver, ulan bu dediğin şey bir dolu, deli saçması bee, hangi akıllı oturur da zamanını böyle gereksiz bir şeye harcar. Ama arkadaşlar unutmayın ki, buluşları hiçbir zaman profesörler yapmamıştır. Derin laf oldu bee. Akademisyenler saldırmasın üzerimize şimdi. Aman nereye dönsek birine çarpıyoruz ne yapalım yani dönmeyelim mi? Yanlış anlama olmasın haa, dönme derken, kendi etrafımızda dönmeden bahsediyorum, dünya misali, başka türlü değil yani. Dönme deyince aklıma bir de Güler Ocakbaşı çıkışı, çok sevdiğim ve değer verdiğim bir arkadaşımın yaşadıklarını hatırlıyorum, yanındakilerin anlattıklarından.

Üniversitede iken kış bir zaman Uludağ’a gidiyoruz ve Bursa’dan dağa doğru çıkarken geyik muhabbeti yapıyoruz arkadaşlarla. Tam bu sırada etrafta bir de ne görelim gerçek geyikler, bizim gibi. Bütün otobüs bir kahkahaya tutuldu, geberiyorduk nerdeyse. Bu da geyik geçmişimizden küçük bir anekdot olarak CV’mizde yazar haa.

Ah ulan ah 14 şubat geliyor ve ben dünyanın yukarısından bir kıza tutuldum, her istediğinde yanında olmaması ne kadar acı, bir kısım biber de acı ama konumuzla hiç alakası yok. Beklemek ve özlemek ayrı bir güzel ama, her şeyin iyi tarafını görmek hayatı daha yaşanır kılıyor, uzakta da olsa bir sevenim var ve ben de o da karşılıklı özleşiyoruz. Kavuşma anları daha bir uzun ve keyifli oluyor. Hepinizin sevgililer günü kutlu ve mutlu olsun. Hani resmi bayramlarda trt televizyonu akşam haberlerinde  bu gün 19 mayıs Atatürk’ü anma ve gençlik ve spor bayramı, bayram bu gün Ankara’da tüm yurtta, dış temsilciliklerde ve KKTC de törenlerle kutlandı. Gece de fener alayları düzenlenecek!!  şeklinde klasik bir anonsu vardır. Biz de sevgililer gününde fener alayı düzenlenmesini talep edelim, hem de tüm yurtta. Gelin birlik olalım.

 
< Önceki   Sonraki >

Yazılarım

Eski İstanbul'da yarım gün. (bidebu.com Şubat-2007)
Günlerden Pazar, kalkış saatimiz 06:30, buluşma yerimiz Mecidiyeköy otobüs durakları, buluşma saatimiz 07:00. Bu günkü eski İstanbul planımız ise, birazdan okuyacaksınız.!!!
Devamını oku...
 
Advertisement
Sitedeki tüm içerik ve fikirlerin telif hakları Ahmet Kater'e aittir. İzinsiz Kullanılamaz. Tüm Hakları Saklıdır ©